CEZA HUKUKU / MAKALELER

RÜŞVET SUÇU VE SUÇUN TOPLUMSAL ETKİSİ

Av. Yasin Koray Kılıç

Rüşvet suçu, yüzyıllardır toplumların en büyük sorunlarından biri olarak varlığını sürdürmektedir. Toplumların moral değerlerine ve ekonomik kalkınmalarına zarar veren rüşvet, sadece bireylerin yaşamlarını olumsuz etkilemekle kalmaz aynı zamanda kamu hizmetlerinin yolsuzluk ve adaletsizlik içinde işlemesine de yol açar. İşbu makalemizde, rüşvet suçunun ne olduğuna değineceğiz ve hukuki zeminde toplumsal etkisinden bahsedeceğiz.

Rüşvet suçu genel olarak, kişilerin veya kurumların, genellikle finansal veya malî kazanç elde etmek amacıyla, resmi veya özel bir görevliye, kamu görevlisine veya diğer ilgili taraflara, haksız bir şekilde para, mal, hizmet veya başka değerler sunması veya teklif etmesi durumunda meydana gelen yasadışı bir faaliyettir. Rüşvet, çoğu ülkede yasa dışı olarak kabul edilir ve ciddi yasal sonuçlar doğurabilir. Bu minvalde de Türk Ceza kanunda düzenlenmiş ve belirli müeyyidelere tabi tutulmuştur.

Türk Ceza Kanunu’nun ‘Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar’ başlığı altında düzenlenen Rüşvet Suçu 252. ve 254. maddelerinde hüküm getirilmiştir. Anılan TCK 252. Maddesinin ilk fıkrasında rüşvet verme ikinci fıkrasında rüşvet alma suçuna yer verilmiştir. Kanunumuzda genel olarak ve kısaca rüşvet suçunu “kişinin kamu görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlanmasıdır.”

Rüşvet suçu birden fazla faille işlenilebilen bir suç tipidir. Yani bu suç özelinde hem rüşvet veren hem rüşvet alan fail konumundadır. Ayrıca rüşvet anlaşmasının yapılması suçun oluşması için yeterli olacak, failler cezalandırılacaktır. Rüşvet suçunu düzenleyen kanun maddeleriyle temel ceza olarak, dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır. Aynı kanun maddelerinin; suça karışan kişilerin yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması gibi hallerde verilecek cezada üçte birden yarısına kadar artırım yoluna giderek toplumsal yönden etkisi daha fazla olan kişilerin suça karışması durumunda caydırıcılığı artırmak istemiştir.

Ayrıca ilgili suça karışmış menfaat sağlayan veya aracı olan kişilere de suçu işlemiş gibi kabul edip müşterek fail olarak saymış ve rüşvet suçunun asıl failleriyle aynı cezayı alması yönünde yasal düzenleme getirilmiştir.

Kanunumuzda kısaca bu şekilde düzenlenen rüşvet suçunu önlemek ve cezalandırmak, toplumların etik değerlerini ve hukuki ilkelerini korumak için kritik bir öneme sahiptir. Rüşvet suçunun açığa çıkarılmaması ve engellenememesi sonucu artması adalet sistemini ciddi şekilde etkileyebilir. Rüşvet alan veya veren kişiler, yargı kararlarını etkileyebilir veya cezalarından kaçınabilirler. Bu, adil yargılama prensibinin zedelenmesine ve adaletsizlik duygusunun toplumda yayılmasına yol açabilir. Adalet mülkün temeli yani devletin temeli olarak düşündüğümüzde toplumsal etkisi bu denli fazla olan suç türünün toplum nezdinde bilinmeli ve gereken önlemin alınması şarttır.

Son olarak yazımızı, adaletin temel olarak tutulduğu daha müreffeh bir şekilde memlekettimizin kalkındığı yarınlara ulaşmak dilek ve temennisiyle bitirmek isteriz.


GÜREL & KILIÇ HUKUK OFİSİ
İlgili Yayınlar
Bize Ulaşın