KİŞİLERİN BANKA HESABINA İZİNSİZ ERİŞİMLE DOLANDIRILMASI
Av. Bilal Gürel
Son zamanlarda kamuoyuna yansıyan ve toplumda yaygınlaşan bazı olaylar söz konusudur. Bir takım suç örgütleri tarafından kişilerin kullandıkları mobil bankacılık uygulamasına izinsiz erişim yapılmakta ve mağdur şahıslara ait bu hesaplardan hırsızlar veya dolandırıcılar tarafından olabildiğince çok kredi çekilip bu miktarlar başka banka hesaplarına havale işlemi yapılmaktadır.
Bahsedilen bu suç örgütlerinin dolandırıcılık ve hırsızlık eylemleri sonucu mağdur olan kişilerin hesaplarında ciddi oranda maddi zararlar meydana gelmektedir.
Peki mağdur şahısların bu zararlarında rizikonun meydana geldiği bankanın sorumluluğu nedir? İşbu yazımızda söz konusu bahsi bu açıdan irdelemeye çalışacağız.
Bilindiği üzere bankalar, kendilerine özel kanunlarla kurulan, denetlenen ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan şirketlerdir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 61. Maddesindemevduat sahiplerinin (tüketicinin) geri alma haklarının hiçbir şart ve suretle sınırlandırılamayacağı, bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır.
Bu nedenle bankalar topladıkları mevduatı hırsızlık, dolandırıcılık ve sair sahteciliklere karşı objektif özen yükümlülüğüyle korumak zorunda olan kuruluşlar olup, sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini vebankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir.
Hakeza bankalar basiretli tacirden beklenen özeni göstermek zorunda olup, en hafif kusurundan dahi sorumludur ve bu sorumluluğu kaldıran sözleşme hükümleri de geçerli değildir. Bu nedenle özellikle mudilerin mal varlıklarının güvenliği noktasında objektif özen yükümlülüğü altında olan bankaların güvenlik sistemlerinin teknolojik ve güvenlik seviyesini güncel tutmak zorundadır ve üzerindeki bu sorumluluğu da sözleşmeye madde eklemek veya başkaca basit yöntemlerle atamayacaklardır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu 61. maddesi ile temel kanunumuz olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 386. maddesindeki hükümler beraber göz önüne alındığında anılan hükümler uyarınca ödünç alan (banka), akdin sonunda ödünç verilen parayı, eğer kararlaştırılmışsa faiziyle birlikte ödünç verene (tüketiciye) iade etmeye mecburdur.
Ayrıca bir başka hüküm olan ve yine 6098 sayılı TBK’da bulunan 570/1. maddesi uyarınca da "usulsüz tevdi" halinde paranın yararı ve hasarı mutlak şekilde saklayana (bankaya) geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemlerle mudinin mevduat hesabından çıkan paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğindedir. Bu durumda Mevduat sahibinin yani tüketicinin (mağdur şahsın) bankaya yatırdığı geri alma hakkı aynen devam etmektedir.
Son olarak altını çizerek belirtmemiz gerekir ki; bu şekilde bir mağduriyet yaşadığınızda alanında uzman bir hukukçudan destek almanızı tavsiye ederiz. Tüketici olarak haklarınızı ve sorumluluklarınızı bilmek ve daha fazla detaylı bilgi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.