ÇEKİN ÖDENMEMESİ DURUMU VE KARŞILIKSIZ ÇEK DÜZENLEME SUÇU
Av. Bilal Gürel
Günümüzde ticari hayatın içerisinde son derece önemli olan ciddi bir şekilde kullanılan çek müessesesinin, ne olduğunu, şartlarını daha önceki yazımızda ayrıntısıyla izah etmiştik. Buna mukabil bir çek düzenlendiğinde karşılığında mal veya hizmet veren tarafın çekin bedelini tahsil edemediği durumda hamil olarak, başvuru hakkını kullanabilmesi için durumu bir protesto ile tespit ettirmesi gerekir.
Bu protestoyla muhatap tarafından ibraz günü de gösterilmek üzere çek zamanında teslim edildiği halde ödenmediğini tespit eden tarihli bir beyanıyla, sabit bulunduğu takdirde hamil; cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı başvurma haklarını kullanır. Burada önem arz eden husus ise protestonun ibraz süresi geçmeden önce yapılmalıdır.
Hamilin başvuru hakkının kapsamı dahilinde talep edebilecekleri şunlardır:
Çekin ödenmemiş olan bedelini,
Protesto veya buna denk olan belirlemenin ve gönderilen ihbarnamelerin giderleri ile diğer masrafları,
Çek bedelinin %3’ünü aşmamak üzere komisyon ücretini isteyebilir.
Bunların yanında karşılıksız çek durumunda ise, kanuni zorunluluk oranı kadar ödemesi durumunda veya kısmi ödeme durumunda hamilin önünde iki yasal yol bulunmaktadır:
Kısmi ödemeyi reddedebilir: (Zorunlu karşılık tutarı dahil) “KARŞILIKSIZDIR” işlemi yaptırır. İbraz tarihi ile ödenmeme nedeni çekin üzerine yazılır. Çek üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir. Çekin arkalı önlü bir örneği muhatap banka tarafından saklanır.
Kısmi ödemeyi kabul edebilir: Kısmi ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün olduğu onaylı bir örneği ücretsiz olarak hamiline verilir. Çek hamili bu örnekle müracaat borçlularına başvurabilir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilir. Yetkili ve görevli yerlere şikâyette bulunurken dilekçe ekinde sunabilir. Bu örneği ispat aracı olarak kullanabilir. Dosya kapsamında yetkili merci tarafından lüzum görülürse çekin aslı bankadan istenebilir.
“Hesapta para olmasına rağmen bankanın ödemeyi geciktirmesi durumunda (veya karşılıksız çek de olsa kanuni ödemesi gereken zorunlu karşılığı ödemeyi geciktirmesi durumunda) her geçen gün için %3 gecikme cezası ödenir.”
Çekin karşılıksız çıkmasına ilişkin şikâyet yetkili ve görevli mahkemesine suçun işlendiği tarihten itibaren 3 ay ve herhalde 1 yıl içerisinde yapılır (Çek Md. 5/1 vd. ve İİK Md. 347). Yetkili mahkeme; çekin ibraz yeri, çek hesabı sahibinin yerleşim yeri, çek hesabının açıldığı banka şubesinin olduğu yer mahkemesi ve şikayetçinin yerleşim yeri hususlarına göre belirlenir.
Çekin en baştan ödenmeme gayesiyle verilmesi durumunda ise TCK Md. 158/1/f’de düzenlenmiş olan banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu oluşacaktır. Ancak buradaki önemli husus failin fiili aldatma niteliğine haiz hileli olmalıdır. Karine olarak sadece birden fazla çek ihdas edilmesi bu suç için yeterli olmamakta, failin fiili yerine getirirken en baştan ödeme amacının olmadığı, karşı tarafı hileyle kandırarak menfaat elde etmeye yönelik icraatlerle de bulunduğu başka delillerle de ispat edilmesi gerekmektedir.
Karşılıksız Çek Keşide Etme Suçunda Şikâyet Hakkı Kime Aittir?
5941 sayılı Çek Kanunu 5. maddesinde düzenlenen “karşılıksız çek düzenleme” suçunun tamamlanması için, çekin ibraz edildiği banka tarafından 5941 sayılı Çek Kanunu 3. Maddesinde yazılı “karşılıksızdır” işleminin yapılması gerekmektedir. Suçun faili, Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen zorunlu unsurları ihtiva eden ve yasal ibraz süresi içerisinde bankaya sunulduğunda karşılıksız olduğu anlaşılan çeki düzenleyen kişilerdir. Ayrıca bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabidir. Anılan suç nedeniyle şikâyet hakkına sahip olan kişi, 5941 sayılı Kanun’un 5/1. maddesinde yazılı olduğu üzere “hamil”dir.
6728 sayılı Kanun ile değişik 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5/1. maddesi uyarınca, bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve yargılama sırasında İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353. üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.
Bu hükümlere mukabil doktrinde birtakım görüş ayrılıkları da bulunmaktadır. Şöyle ki; çekin muhatap bankaya ibraz edilmesi üzerine, karşılığının bulunmadığı tespit edildikten sonra üçüncü bir kişiye devredilmesinin teknik anlamda “alacağın temliki” hükmü doğuracağı, bu nedenle alacak hakkının çeki devralana geçmesine rağmen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle doğan şikayet hakkının devredilemeyeceği gibi bir görüş bulunmaktayken; 5941 sayılı Kanun’daki “hamil” ibaresinin cirantaları kapsamadığı ve suçun mağdurunun yalnızca çeki ibraz eden hamil olduğu, karşılıksızdır işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran kişinin daha önceki cirantalardan biri veya ciro silsilesi içerisinde yer almayan başka bir üçüncü kişi olması arasında ceza hukuku yönünden bir fark bulunmadığı, bu durumun sadece takip hukuku açısından bir farklılık oluşturabileceği yönünde görüş de mevcuttur.
Bu konuda Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2018/5874 numaralı bir kararında aynen şu şekilde hükmetmiştir:
“Kambiyo senetlerinden doğan her türlü dava, talep ve şikayet hakkı senede bitişik olup, senetten bağımsız olarak kullanılamaz. Kural olarak çeki elinde bulunduran yetkili hamil, çekten doğan her türlü alacak hakkına sahip olduğu gibi karşılıksız çek keşide eden kişileri şikayet hakkına da sahiptir. Çeki elinde bulundurmayan cirantaların şikayet hakkı bulunmamaktadır. Çünkü bu kişiler, çeke bağlı olan talep haklarını devrettikleri gibi şikayet haklarını da devretmiş sayılırlar (TTK m. 789). Bu kişiler hamil olmadıkları için bankadan ödeme talebinde bulunamazlar ve yeniden hamil sıfatını kazanmadan şikayet hakkını da elde edemezler.”
SONUÇ
Karşılıksız çek düzenleme suçunda şikayet hakkının; çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz eden hamil ile “karşılıksızdır” işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran ve aynı zamanda “karşılıksızdır” işlemi yapılmadan önceki dönemde geçerli ve meşru ciranta olan kişiye ait olacağına, oybirliğiyle karar verilmiştir açıklamasıyla net bir kural getirilmiştir.